OKTAR BABUNA VE CİHAT GÜNDOĞDU EVRİM TEORİSİNİN GEÇERSİZLİĞİNİ ANLATIYOR

SAYIN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI

ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)

18 Haziran 2009 Perşembe

Darwinist İdeolojinin Etkisinde Kalan Ülkeler


Darwinist İdeolojinin Etkisinde Kalan Ülkeler, Tarihin En Karanlık ve Kanlı Dönemini Yaşamışlardır

Örneğin
bu tarihi sahtekarlığın ideolojik olarak halkın arasında kabul edilmeye başlanması ile Ürdün, Irak, Libya, Suriye ve Yemen gibi ülkelerde teşkilatlanan Baas Partisi, bu ülkelerde komünist bir siyasi yapının oluşmasına neden oldu. Bu ülkelerde, akademik, siyasi, askeri ve bürokratik kadrolar, koyu Stalinist parti kadrolarından yetiştirilmişti. Baas Partisi en küçük organından en yüksek organına kadar Leninist bir yapılanmaya sahipti. Saddam Hüseyin, Baas Partisi'nin önde gelen bir militanıydı. Bu partinin üyesi olarak Darwinizm ve materyalizm temelli askeri eğitim almıştı. Ardından parti içi bir devrimle Irak’ta yönetimi ele geçirmişti. Bunun ardından Irak’ta yaşanan katliamlar, Irak’ın işgal edilmesinin ardından da günümüze kadar devam etmiştir. Yaşanan bu kanlı tarihin başlangıcına baktığımızda, temel nedenin Darwinist-materyalist-komünist propaganda olduğu, bu sapkın ideolojilerin sakıncasız görülmesi ve dolayısıyla etkili bir anti-Darwinist propogandanın yürütülmemesi olduğunu görürüz. Bu tehlikeli ideoloji, toplumlar arasında sinsi şekilde kök salmış ve zaman içinde eğitim sistemine de işlenerek Irak topraklarını kana bulamıştır.

Baas Partisi’nin komünist liderlerinden bir diğeri de Suriye’de birçok Müslümanın kanını döken Hafız Esad’dır. Hafız Esad da Sovyetler Birliği’nde Darwinist-Materyalist eğitim almış ve yönetime gelmesinin hemen ardından ülkede iç çatışmaların baş göstermesine neden olmuştur. Ayrıca 1982 yılında bazı şaibeli suikastlar bahane edilerek Suriye Gizli Servisi ülkedeki Müslümanlar üzerinde operasyonlara başlamıştır. Hafız Esad’ın emri ile başlayan bu operasyonlarda 150.000-200.000 arası sivilin katledildiği hesaplanmaktadır. Hafız Esad rejimi sırasında Abdullah Öcalan ve PKK da bu ülkeden lojistik destek almışlardır. Ancak Suriye, Hafız Esad'ın ölümünün ardından, oğlu Beşar Esad'ın yönetime gelmesiyle birlikte büyük bir değişim içerisine girmiştir. Daha ılımlı, daha demokrat, daha modern bir ortamın oluştuğu Suriye, Türkiye ile de daha yakın ve iyi ilişkiler kurmuş, Türk İslam Birliği'ni isteyen, bölgedeki tüm ülkelerle dostane ilişkiler içinde olmayı hedefleyen bir siyaset izlemeye başlamıştır.

Darwinist ideolojinin etkisi altındaki yöneticilerin ülkelerine getirdikleri hep aynıdır: anarşi, karmaşa ve katliam. Buna bir başka örnek Mısır’dır. Cemal Abdul Nasır, Mısır’da 1952 yılında ihtilal yapmış, Kral Faruk’u devirmiş ve 20 yıl ülkeyi yönetmiştir.
Ülkede Nasırizm adında Darwinist-Stalinist bir milliyetçilik ideolojisi geliştirmiştir. Döneminde Müslüman halk üzerinde ciddi baskı kurmuş, binlerce Müslüman alim idam edilmiş ve işkence görmüştür.

Darwinizm Etkisi Altında Başlatılan Sömürgecilik Faaliyetleri

Darwinist-materyalist ideolojinin medeniyetle bağdaştırılmaya çalışılması ise tam bir aldatmacadır. Bu aldatmaca doğrultusunda başlatılan sömürgecilik faaliyetleri ile batılı ülkeler,
sömürgeleştirdikleri birçok ülkenin halklarına adeta hayvan muamelesi yaparak felaketler getirmişlerdir. Sömürgeciler kendilerini sömürgeleştirdikleri toplumlardan sözde üstün görürler. Bu aşağı görülen toplumların ise, yaşama haklarının olmadığı görüşündedirler. Bu bakış açısıylasömürgeleştirilen onlarca devlet, uzun yıllar baskı ve zulüm görmüş, iç çatışmalarla zayıflamıştır. Bu sapkın bakış açısının etkileri, söz konusu ülkelerde hala devam etmekte, iç çatışmalar yine Darwinizm taraftarları tarafından teşvik edilmektedir.

Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi, Darwinist-materyalist ideolojinin tehlikeli yönü çok net bir şekilde ön plana çıkartılıp, halkın bilgilendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Evrim sahtekarlığının bilimsel bir teoriymiş gibi eğitime dahil edilmesi, son derece tehlikeli bir fitnedir. Darwinist ideolojinin etkisiyle, geçtiğimiz 150 yılda Allah inancından uzak, amaçsız ve sorumsuz yaşadığını zanneden toplumlar yetişmiştir. Darwinizm, geçtiğimiz 150 yılın en büyük pagan inancı olarak Allah inancının yayılması önünde engel oluşturmuştur. Dolayısıyla, bu sapkın pagan dininin faaliyetlerine göz yumulması, samimi bir dindar tarafından asla kabul edilemez. Yapılması gereken, Darwinizm ritüellerinin sapkınlığını tam olarak açıklamak ve sapkın Darwinizm ideolojisini açıkça yerle bir etmektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder